İstanbul'da, yenidoğan bebek hastalarını anlaştıkları özel hastanelere sevk ederek ölümlerine neden oldukları iddia edilen 46 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması ertelendi. Duruşmada tanıklar dinlendi ve Kaya bebekle ilgili dikkat çeken ifadeler ortaya çıktı. Kaya bebeğin 500 gram doğmuş olması nedeniyle yaşama şansının son derece düşük olduğu belirtildi. Özellikle tanıkların ifadeleriyle, Kaya bebekle ilgili çelişkili durumlar ve hastane yönetiminin tutumları vurgulandı.
İstanbul'da bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç sağladıkları öne sürülen 25'i tutuklu 46 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması yarına ertelendi.
Duruşma sırasında sanıklardan Güney Hastanesi Başhekimi Dr. Ali Dirik de savunma yaptı. Kaya bebek hakkında yaptığı açıklamada, "500 gram doğan bir bebeği yaşatmak çok zor" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, davanın en dikkat çeken noktalarından biri oldu. Ayrıca, Kaya bebeğin ölümüne ilişkin çelişkili beyanlar ve hastane yönetiminin tutumları duruşmada ele alındı.
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesince adliyenin konferans salonunda yapılan duruşmada, tanıkların beyanı alındı.
Tanık olarak dinlenen hemşire Şenay Çalıkoğlu, olay tarihinde Birinci Hastanesinde çalıştığını belirterek, "Opera bebek, devlet hastanesinden gelmişti. Ertesi gün ben gittiğimde herkes bebeğin başında kan almaya çalışıyordu. Nabzını hissedemediğini söylediler. Zaten monitörler hep yanlış gösteriyordu. Gece kimseye ulaşamadıklarını söylediler. Tuğçe hemşire sabaha kadar oradaydı. Kimseye ulaşamadığı için kendisi müdahale etmiş." ifadesini kullandı.
Mahkeme başkanının sorusu üzerine tanık Çalıkoğlu, çocuk doktoru Şeyhmus Çelik'in bebek geldiğinde orada olmadığını, bebeğe genelde Hakan Doğukan Taşçı'nın müdahale ettiğini söyledi.
Güney Hastanesinde ölen Kaya bebeğe ilişkin tanık olarak dinlenen doktor Oktay Torun, "Son 7 yılda yenidoğan yoğun bakıma bakmadım. Son dönemde yenidoğana Fırat Sarı baktı. Hastalarımın epikrinizi kendim düzenlerdim. Kaya bebeğin ölümünden sonra sağlık müdürlüğünün denetimleri arttı. Başhekim bana bir belge imzalatmaya çalıştı. Mobing uygulanarak hastaneden ayrıldım." diye konuştu.
"500 GRAM DOĞAN BİR BEBEĞİ YAŞATMAK ÇOK ZOR"
Bir avukatın, hayatını kaybeden Kaya bebeğin epikriz raporlarında elektronik imzasının bulunduğu ve bunu nasıl açıklayacağını sorduğu Torun, "Ben Kaya bebeği hiç görmedim. Elektronik imzayı hep yanımda taşıyordum. Biri alıp imzaladıysa, hastane yönetimi alıp imzalamıştır. Yani başhekim Ali Dirik. Ben iki denetimde de çağırıldım. Kaya bebek 500 gram doğmuş. 500 gram doğan bir bebeği yaşatmak çok zor." dedi.
Tanıkların beyanının alınmasının ardından mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanık İlker Gönen'in hayatını kaybetmesi nedeniyle hakkındaki davanın düşmesi ile tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.
Tanık beyanları ile savcının mütalaasına ilişkin diyecekleri sorulan tutuklu sanık Fırat Sarı, meslektaşları olan İlker Gönen'i kaybettiklerini belirterek, "Türkiye'nin en iyi çocuk hekimini kaybettik. İlker 3 çocuk babası hiç böyle bir şey yapacağını düşünmezdik." dedi.
Tutuklu sanık Hakan Doğukan Taşçı da sanık Fırat Sarı'nın İlker Gönen hakkında konuşmasını doğru bulmadığını, Sarı'nın aylarca Gönen'i tutuklatmaya çalıştığını ve her şeyi inkar ettiğini söyledi.
Tutuklu sanık Hasan Basri Gök ise Fırat Sarı'nın sadece tiyatro yaptığını, devletten ilaç çaldığını ve epikrizlerde yolsuzluk yaptığını öne sürdü.
Mahkeme heyeti, sanıklar ile avukatlarının beyanlarının alınması için duruşmayı yarına erteledi.